Basından,  Sıcak Sıcak

DENİZİN BÜYÜSÜ VE KAR SESİ / BİLGİN ADALI / RADİKAL KİTAP (13 MAYIS 2005)

Şiirin büyüsü sarsın çocukları

‘Denizin Büyüsü’ ve ‘Kar Sesi’nde, mürekkep kokusu boya kokusu ile karışmış. Şiirler resimlerle et ve tırnak gibi bütünleşmiş

BİLGİN ADALI

Kapı çaldı, postacı. Elinde sarı bir zarf. Belli ki bir kitap var içinde. Üstüne bile bakmadan açtım zarfı. Kitap kılığında bir şiir, şiir kılığında bir kitap, resimle şiiri etle tırnak gibi kaynaştırmış, şiir kadar güzel bir kitap çıktı zarftan: Denizin Büyüsü. Mürekkep kokusu, boya kokusu gitmemiş daha üstünden. Açmadan kabını okşadım bir sevgiliyi okşar gibi…

Yazarları, Aytül Akal ile Mavisel Yener. Belli ki, ortak şiir kitaplarının bir yenisi. Resimleyen de her zamanki gibi Mustafa Delioğlu. Sonunda açtım kitabı açmasına ya, birbirinden güzel resimlere bakmaktan, bir tek dizeyi bile okuyamadım. Çılgınlar gibi çizmiş, deliler gibi boyamış Delioğlu. Resimlerin güzelliğini, desenlerin, renklerin büyüsünü sözcüklere dökmek olanaksız.

İlk bakışta resimler şiirleri bastırmış diye düşünüyor insan, kendi şiirleriyle öne fırlamış resimler. Yok, öyle değil. İkinci kez uzun uzun baktıktan sonra resimlere, okumaya başladım şiirleri. Et ve tırnak gibi bütünleşmiş resimlerle şiirler. Üç insanın hayal gücü, yaratıcılığı öylesine birleşmiş ki, şiirin şiir, resmin resim olduğu, ama şiiri de resmi de aşan yeni bir tür, benzersiz bir yapıt çıkmış ortaya.

Denizin Büyüsü’nün ‘Deniz Yıldızı’ başlığını taşıyan ilk bölümü, iki sanatçının aynı temaları işlediği, aynı adları taşıyan yirmi şiirden oluşuyor. Kimin yazdığı, şiirlerin altına konan adlarının baş harflerinden anlaşılıyor.

O harfler kalksa, tek elden çıkmış gibi uyumlu şiirler. Hepsi birbirinden güzel de, hepsini alamam buraya. En sevdiklerimden biri, ‘Harita1’ başlıklı olan, Aytül Akal yazmış:

Öğretmenim,
Dün gece ben uyurken,
Deniz taşmış
Haritamı su basmış…
Kâğıdın buruşması
Yazıların dağılması
Bu yüzden…

Kitabın ikinci bölümü Mavisel Yener’in şiirlerinden oluşuyor: Mor Balık. Ben hiçbir yorum yapmayacağım. ‘Resim Dersi’ başlıklı şiiri alacağım yalnızca buraya. Herkes kendi yorumunu yapsın:

Öğretmenimiz
“Deniz resmi” çizdirdi.
Boyadım resmimi
yedi renge.

Gökkuşağının ardına
sakladım denizimi…
Kimse göremedi
kendini kuma gömen
yengecimi…

Mor Deniz başlığını taşıyan üçüncü bölümde Aytül Akal’ın şiirleri var. Yine yorumsuz bir alıntı: İçimdeki Deniz,

Arkadaşım küstü diye
İçime
Deniz doldu…
Çok dalga vardı
Tutamadım
Taştı Deniz
Gözümden aktı…
Deniz yıldızları
Sahile vurdu…
Öptü beni arkadaşım,
Yıldızları
Gökyüzüne savurdu…

İyi şeyler okumayı seven herkese sesleniyorum:

Çocuğunuz varsa, mutlaka alın Denizin Büyüsü’nü. Eminim, insanın beyninde, yüreğinde iz bırakan ‘şiir’ tadını siz de yaşayacaksınız. Çocuğunuz yoksa, yine alın. Çocuğunuz olduğunda arar da bulamazsınız belki, pişman olursunuz. Güzel bir kitapla başladım bugün günüme. Yukarıya tarihi onun için attım; anılarımı yazarsam ileride, unutmayayım bugünü diye. Şimdi yeniden alacağım Denizin Büyüsü’nü elime, yeniden okuyacağım şiirleri, ayrıntılarda gizlenenleri görebilmek için yeniden bakacağım resimlere teker teker…

Bu yazının bittiğini sanmıştım ama bitmemiş. Doğrusu ben de bilmiyordum. Denizin Büyüsü’nü yeniden okumaya başladığım sırada, küçük kızlarım girdi çalışma odasına. Elimdeki kitabı görünce kaptı büyük kızım Yağmur, “Aaaa, bu kitaptan bizde de var!” diye bağırdı heyecanla. “Kızım sizde olamaz, yeni çıktı daha bu kitap,” dedim. “Buna benzeyen başka türlüsü babaaa!” dedi küçük kızım Damla. Koşup kitaplıklarından Kar Sesi’ni getirdiler. Tasarımı, resimleri ve şiirleriyle, Denizin Büyüsü’yle aynı yapıda, ‘kar’ temasını işleyen bir şiir kitabı bu da. Eve giren kitapları mutlaka görürüm de, bu kaçmış gözümden her nasılsa. Yeni bir serüvenin içinde buluverdim kendimi. Resmi mi, şiiri mi öne çekmem gerektiğini bilemeden, oturup Kar Sesi’ni dinledim iki şairin sözleri ile bir ressamın gözlerinden.

Yok, hiçbir yorum yapmayacağım ne şiirler, ne de resimler üstüne. Yorumu okuyanlar yapsın. Resimlerin üstüne bindirilmiş şiirler bile pek güzel okunuyor bu kitapta. Ama dikiş ciltli, böylesine özenle hazırlanmış kitabın, kullanılan kötü tutkal yüzünden olsa gerek, cildi kapağından kopmak üzere. Bu da ciltçinin ayıbı…

Evet, bugün ışıl ışıl bir güne uyandım erkenden. İki kez mutlu oldum. Şimdi ne yazmak geliyor içimden, ne de okumak. Bahçeye çıkıp kaykılarak oturacağım. Yüzümü güneşe çevirip okuduğum şiirlerin, o şiirlerle bütünleşmiş resimlerin damağımda kalan tadını çıkaracağım. Sonra belki bir de şiir yazarım.

DENİZİN BÜYÜSÜ
Aytül Akal/Mavisel Yener, Uçanbalık Yayınları, 2005, 72 sayfa
KAR SESİ
Aytül Akal/Mavisel Yener, Uçanbalık Yayınları, 2004, 72 sayfa
Paylaş:

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.