Sıcak Sıcak,  Söyleşiler

MAVİSEL YENER SÖYLEŞİSİ / ARSLAN SAYMAN / KILIZMAN POSTASI (MAYIS 2011)

MAVİSEL YENER İLE SÖYLEŞİ

Arslan Sayman

Kilizman postası: Sayın Mavisel Yener bu söyleşiyi dilerseniz şu soruyla açalım. Siz çocuk edebiyatımızın en önemli yazarlarından birisiniz. Okuma sevgisi nasıl aşılanır, edinilir ve bu sevgiyi sürdürmenin yolları nelerdir?

MY: Okuma ve yazma kültürü başarılı bir şekilde topluma mal edilemiyor, çünkü okuma kültürü bir yaşam biçimi olamamış ve ihtiyaç olarak hissedilmemiş. Mahkemelerin, döven kocaya, ya da hakaret eden birisine kitap okuma cezası verdiği bir ülkede yaşıyoruz. Kitap okuma bir ceza aracı olarak kullanılır mı, kullanılmalı mı? Kitap okumayı ceza aracı olarak sunarsanız, çocuklara, gençlere ve nihayet tüm topluma bunun yararlı bir etkinlik olduğunu nasıl anlatabiliriz? Türkiye’nin okuma alışkanlığı gerçeği okumama alışkanlığı gerçeğidir.  Bu durum vahim bir tablodur ve acilen çözülmesi gerekir. Okuma öğretimine dayalı ülke ölçekli okur yetiştirme projesi hayata geçirilmeden Okuyan Türkiye idealine ulaşmak olanaksızdır. Okuyan Türkiye’de devleti yönetenlere ve aydınlara çok büyük görev düşmekte.  Okuma alışkanlığının kazanılmasında etkili iki dönem olan çocukluk ve gençlik döneminde okurlarımızı iyi kitaplarla buluşturmak hepimizin görevidir. Eğitim kurumlarımıza düşen görev büyük. Bireyin okuma sevgisi kazanmasında aileye düşen görevler de var elbette. Yazar, yayıncıya, ressama düşen görevler de… Çocuk okura heyecan veremezseniz kitap okumayı nasıl sevdireceksiniz? Okuru heyecana sürükleyen “bilinmeyen”dir.  Bu kavramı sömürürseniz, okuru düş kırıklığına uğratırsanız, o zaman bir daha sizin hiçbir kitabınızla iletişim kurmaz; kendini aldatılmış hisseder. O nedenle çocuk yazınında “doz” çok önemli. Ben onların okuması için heyecanlı, zevkle okunabilen kitaplar yazıyorum.

Anne-baba ve öğretmenin önyargılı olmaması ve çocuklara/öğrencilere rol model olması önemli. Aile okumuyorsa çocuk da okumaz. Ailelerden ricam, çocuklarına iyi örnek olmaları. Öğretmenlerden ricam, öğrencilerini çağdaş çocuk edebiyatı yazarlarıyla tanıştırmaları. Bunun yanı sıra şu önerileri getiriyorum:

*Çocuğunuz için iyi bir kitap dostu bulun. Büyükanneler bu iş için idealdir.
*Çocuğunuzun arkadaşına armağan edeceği kitabı kitapçıdan kendisinin seçmesine izin verin.
*Alışveriş için çarşıya çıktığınızda kitap almasanız bile bir kitapçıya uğramayı, kitapçı vitrinlerine bakmayı alışkanlık haline getirmeye çalışın. Unutmayın, çocuğunuzun ilgi alanlarını ve alışkanlıklarını belirleyecek olan, sizin ilgi alanlarınız ve alışkanlıklarınızdır.
*Çocuğunuzun sevdiği bir kitabın yazarına, çizerine ulaşıp iletişim kurabilme olanağınız varsa, değerlendirin. Bu, çocuğunuzun kitaba ve yazara olan ilgisini arttırabilir.
*Kitap fuarları yaşı kaç olursa olsun, çocuğunuzla kitap arasında güçlü bir bağ kurmanın etkili yollarından biridir. Eğer olanağınız varsa, çocuğunuzla birlikte kitap fuarlarına gidin ve tüm günü orada geçirin.
*Kütüphaneler de çocuğunuzla vakit geçirebileceğiniz, onu kitapla tanıştırabileceğiniz özel ortamlardır.
*Kitap alırken, fuarlarda, evinizdeki kitaplıkta ya da sadece “kitapçı gezisine” çıktığınızda, çocuğunuzun kitaplara dokunmasına izin verin. Resimlerine baksın, sayfaları karıştırsın, kitabı hissetsin.

Kilizman Postası: İlk soruyla bağlantılı olarak şunu sormak istiyorum, bir çocuk kitaplığı nasıl oluşturulmalıdır. Ebeveynlere bu konuda neler önerirsiniz?

MY: Her anne baba çocuğunun başarılı ve hedeflerine ulaşabilen bir insan olarak yetişmesini ister. Bu yolda ona rehberlik ederek destek olmaya çabalar;  onu başarıya götürecek yolları araştırır. Bu bağlamda en kestirme yol, çocuk kitaplarıdır.  Bebek daha ana karnındayken annenin ona okuyacağı masal kitapları çocuğun kitaplığının ilk kitapları olabilir. Yalnızca uyumadan önce ya da ağladığında değil, bebeğin sakin olduğu zamanlarda da ona kitap okumamız gerekir. Onun fiziki gereksinimleri giderildiğinde, anne-baba-çocuğun birlikte okuma saati belirlemesi, aile içi iletişimin kurulmasında ve sevgi bağının hissettirilmesinde önemli rol oynar. Okuma-yazma öğreninceye kadar kitaplıktaki kitapları ebeveyn seçmeli, sonrasında yavaş yavaş seçimleri çocuğa bırakmalıdır.

Kilizman Postası: Çocuklarımıza OKUMAMAMIZ gereken kitaplar var mı?

MY: Elbette var. Ona şiddet içerikli kitapları asla okumayın! Belleklerinde sevgi, barış, dostluk gibi kavramların kalmasına özen gösterin. Ona yaş grubuna uygun olmayan kitapları asla okumayın, sıkılır!

Kilizman postası: Çocuk Mavisel Yener’in okuma serüvenini bizimle paylaşır mısınız?

MY: Annem ve dedem bana çok masal anlattılar/okudular. İlkokul birinci sınıfa geldiğimde okuma-yazma öğrenmek için can attım, çünkü kitapları kendim okuyabilecektim. Yalnızca masal kitabı okumak için okuma-yazma öğrenilir sanıyordum. Çocukluğumda okuduğum kitaplar –çoğumuzun öyledir- belleğimde önemli izler bırakmıştır. Yazarlığımı belki de onlara borçluyum.

Kilizman Postası: Güzelbahçe’de yaşayan bir yazarsınız. İlçemiz özelinde sormak istiyorum, sizce ilçemizde okuma kültürünün geliştirilmesi, yaygınlaştırılması için –kurumsal ya da özel olarak- neler yapılabilir?

MY: Yirmi yıldır Güzelbahçe’de yaşayan bir yazar olarak, ilçedeki okuma kültürünün geliştirilmesi adına, kurumsal bir girişime hiç tanık olmamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Bırakın Türkiye’yi, yurtdışındaki belediyelerin davetlisi olarak gidip çocuklarla söyleşiler yapar, kitaplar imzalarım. Kendi yaşadığım ilçeden bir kez olsun böyle bir istek gelmedi doğrusu.  Gerek yurt dışında gerek ülkemizde, okuma kültürü adına yapılan çalışmalara belediyeler büyük destek veriyorlar. Çocuk kitapları haftası, 23 Nisan gibi özel günlerde çocuklara kitap armağan ediyorlar. Kitapları armağan edilen yazarı davet edip, söyleşi ve imza günü düzenliyorlar. En son Bergama Kermesi’nde, Bergama Belediyesi bunu yaptı. Kitaplarımı çocuklara armağan etti ve çocuklarla eğlenceli bir söyleşi gerçekleştirdik. Bunun ardından e-postama çocuklardan mektuplar geldi, bir yazarla ilk kez karşılaştığını söyleyenler vardı. İlçedeki çocukları kitapla bütünleştirebilecek her türlü etkinlik çok olumlu sonuçlar getirir, onların dünyasını genişletir.

Kilizman Postası: Değerli bir yazarımızın ilçemizde yaşaması bizim için büyük bir gurur kaynağı, Güzelbahçeli çocuklara bu yaz tatilini verimli geçirmeleri için neler okumasını önerirsiniz?

MY: Güzelbahçe’nin güzel çocukları iyi bir tatil geçirsinler, ne istiyorlarsa onu okusunlar. Çünkü hepimizin okuma tercihleri başka başka olabilir. Biri şiirden hoşlanırken diğeri komik öykülerden zevk alabilir.  Heyecanlı, bol serüvenli kitaplar onların gülümseyen yaz arkadaşları olacaktır. Bu söyleşi için teşekkür eder, söyleşimizi okuyan herkese sağlık ve esenlik dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.