Sıcak Sıcak,  Söyleşiler

MAVİSEL YENER İLE SÖYLEŞİ / SİLGİ DERGİSİ SAYI: 38 / MEHMET BÜYÜKÇELİK (ŞUBAT 2015)

Çocuk yazını alanında masal, öykü, roman, tiyatro, şiir türlerinde sekseni aşkın kitabı ve pek çok ödülü bulunan Mavisel Yener ile çocuk edebiyatı yolculuğu üzerine söyleştik. Sayın Yener, Silgi okurları adına merhaba… Diş doktorluğunuz yanında bu kadar kitabı yazmaya nasıl başladınız, size güç veren neydi?

Yazmaya başlarken “bu kadar” kitabım olacağını öngöremezdim elbette. Hesapsız kitapsız bir başlangıçtı benimkisi. Nasıl ki bir nehir kaynağından çıkıp her türlü yerden geçip, sonunda denize kavuşuyor ama bunun nedenini bilmiyorsa, benimki de öyle bir bilinmezlik durumu. Çocukken yazdıklarımın ardından gelen ödüller, sonra yerel bir gazetede çocuk sayfası hazırlamam, ardından radyo tiyatrosu ve bir tiyatro oyunu yazmam ve bir masalımı gönderdiğim yarışmadan sonra, seçici kurul üyesi Y.Bekir Yurdakul ile tanışmam, başlangıcın ilk adımlarıydı. İlk kitabım Mavi Elma, Y.Bekir Yurdakul’un editörlüğünde, K Yayınları’ndan çıktı. Bu değerli insanla çalışmak bana çok şey öğretti, ona teşekkür borçlu olduğumu her fırsatta yineliyorum. Sonrasında diğer kitaplar, ödüller derken yolculuk devam ediverdi…

Çocuklarla yaptığınız söyleşilerde, birlikte çalışmanın ve ortaklaşa üretmenin önemine değindiğinizi biliyoruz. Bu sözünüze örnek olarak neler yapıyorsunuz?

Ortaklaşa çalışmayı başarabilen insanların, farkındalıkları yüksek, ego bakışından kurtulabilmiş kişiler olduğunu düşünürüm. Egoist kişi hep mutsuz, egodan kurtulmuş kişi mutludur. Buradan yola çıkıyor ve diyorum ki; birlikte çalışmayı başarabilirseniz mutlu da olursunuz. Bunu başarabilmek için iki tarafın da yüksek farkındalık sahibi olması şart tabii, ne yazık ki tek taraflı olamıyor. Ben bu sözüme örnek olarak, çocuk edebiyatının değerli kalemlerinden olan Aytül Akal ile birlikte yaptığımız ortaklaşa üretimleri örnek gösteriyorum.  Aytül Akal’la birlikte yazdığımız kitap sayısı on altı olmuş. Kayıp Kitaplıktaki İskelet (Tudem Yayınları) adlı romanımız uluslararası ödül aldı, dünyanın pek çok diline çevrilecek.

Kitaplarınızla birçok kitap fuarına katıldınız. Çocukların ilgisini ve kitap seçme yetilerini nasıl buluyorsunuz?

Yetişkinler onların seçimleri konusunda, dayatmacı değil destek olursa çocuklarının ne kadar doğru seçimler yaptığını göreceklerdir. Çocuğunuza güvenin, onları yeter ki her zaman kitaplı ortamlarda bulundurun, diyorum her zaman.

Çocuklara uyguladığımız eğitimde, onların doğadaki meraklarını sorgulamadan şunu şunu öğreneceksin mi diyoruz acaba?

Eğitimci değilim fakat insan olma yolculuğu sırasında eğitim sisteminin odaklandığı noktayı doğru bulmuyorum. Çocuğun yaratıcı, sorgulayıcı olabileceği ortamları onlar için sağlamak, onları ışık ve sevgiyle sarmak zorundayız. Çocuk kitaplarına da bu gözle bakmak gerekir.

Yazmak için sınırsız bir hayal gücünüz var. Birçok sanatçının çocukluğunda düşlediği gibi siz de bugünlerinizin provasını yapmış mıydınız?

Çocukluğumun harikalar diyarında, yazarlığın ve okumanın yeryüzü ile gökyüzü hakkında, düşündüğüm çok şey vardı. Fakat yeryüzü ile gökyüzünün arasında duran merdivenden pek haberim yoktu. O nedenle bu “prova”lar epey acemiceydi!

Çocuklar için yazdığınıza göre, masallarla da yoğun ilişkiniz olmalı. Çocukluğunuzda sizi etkileyen masal yazarları kimlerdi, kendinizi hiç onların yerine koydunuz mu?

Fantastik ve bilimkurgu türünü çok severdim. Kendimi bazen Jules Verne zannederdim. Kitaplarda onun adını karalayıp kendi adımı yazardım!

Çocukluğunuzda en çok etkilendiğiniz, bugün de hâlâ aynı önemi verdiğiniz kitabın Küçük Prens olduğunu biliyoruz. Çocuk yazınındaki başarınız, içinizde yaşattığınız çocuğun eseri mi?

Bu doğru bir yaklaşım olmaz. İçinde çocuk ruhu yaşatmaktan çok daha fazlasını gereksinir çocuk yazını. Yalnızca “içindeki çocuğun” rehberliği ile yazmaya çalışmak, kocaman bir aldatmaca içindesiniz, hiçbir zaman iyi edebiyata yelken açamayacaksınız demektir. Sanatçının yolu aslında yaratıcılık içinde doğan ve süren bir yoldur. Yeşil bir dalın ucunda açan çiçeğin mucizevi yolculuğuna benzer, içinde pek çok olguyu birden barındırır.

Sizin için “çocuk gözüyle” yazılan mı,  yoksa “çocuklar için” yazılan şiir mi öncelikli öneme sahiptir?  

Çocuk şiirini böylesi dar bir alana sıkıştırmak yanlış olur. Şiirin estetiğine dair bütün ölçütler çocuk şiiri için de geçerlidir. Dünyaya çocuk şiiri penceresinden bakarken dil, anlam, akıl ve sezgi penceresini açık tutacağız. Çocuk şiirinde “gösterilen” ve “gösterilmeyen”lerin bir şiiri nasıl oluşturduğu, şiir okumanın kültürel boyutlarının tartışılması çocuk edebiyatı açısından önemlidir. Çocuk şiiri bir sinema perdesi gibidir. O perdede okurlar kendilerini izlerler; izleme/okuma sırasında ister istemez kendi çevrelerine dönerler. Bu perdeye bakarken çocuğun şaşırması, merak duyması, sevinç duyumsaması önemlidir. Çocuklar için yazan şairin okurla kurmaya çalıştığı ilişkinin içinde, çok boyutlu bir sevgiden söz etmek mümkündür. Hayatımız boyunca çocukluk deneyimlerimizi aklımızdan çıkaramayız. O masumiyeti, güzelliği, merakı, saf sevgiyi ararız. Çocuk okura başarıyla seslenebilmenin sırrı onun bu saf bilincine seslenebilmekle mümkündür. Çocuktaki derin hayranlık, merak ve gizem duygusunu yakalayabilen, onların dünyalarını genişleten yapıtlar çocuk edebiyatının pırlantalarıdır. Şiir türü çocuğun o saf haline en yakın türlerden biridir, çünkü derinlikli çağrışımlarıyla, coşkusuyla çocuğu kolayca sarıp sarmalayabilir. Çocuk şiiri çocuğun duygu dünyasını, gözlemlerini, yaşantısını varsıllaştırmalıdır. Çocuk şiiri yetişkin okurun da zevkle okuyup, imgeleriyle metaforlar yaratabileceği denli güçlü olmalıdır. Şiir, çocuğu yazmaya heveslendirmeli, estetik duygular uyandırmalıdır. Düşünsel, duygusal çağrışım, coşku yaratmalıdır. Şairin birikimlerini içermeli, ancak okur bu birikimi “sezebilmeli”dir. Şair, çocukları iyi anladığını onlara duyumsatmalıdır.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Teşekkür ediyor, Silgi Dergisi okurlarına sevgilerimi iletiyorum.

SİLGİ,Sayı 38 (2.2015)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.