Basından,  Sıcak Sıcak

MAVİSEL YENER’LE SANATA İLK ADIM / BAHRİ KARADUMAN / KİTAP ADASI / İZGAZETE (28 MAYIS 2020)

Konuk Sözcükler/ Bahri Karaduman*

Mavisel Yener’le Sanata İlk Adım

Çocuk yazınının önemini kavramış yazarların ilk işi, görselliğe bağımlı kalarak okuma eyleminden uzaklaşan çocukları bir an önce kazanmak, çocuğun okur olmasını sağlamaktır. Bunu başarmanın yolu da çocuğu iyi anlamak, ona doğru yaklaşmak olmalı. Sanatsal nitelik taşıyan yaratı, güzellik kavramıyla bütünleşir. Çocuk yazınının olmazsa olmazı da çocuğu “sanatsal” etkinliklerle, “estetik” değerlerle bir an önce (küçük yaşlarda) bir araya getirmektir. 

Bu girişi yapmamın, bunları düşünmemin nedeni, torunlarım için seçtiğim “Sanata İlk Adım” dizisinin bendeki etkileri. 2017 KYÖV Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü alan dizinin yazarı Mavisel Yener, çizeri Esra Uygun.

Çocuklarımız, gelişmiş Batı ülkelerinin çocukları kadar şanslı değil. Ne ailede ne okulda sanat ortamıyla iç içeler. Kırsal kesimi bir yana bırakalım, büyük kentlerde bile durum yürekler acısı. Yaşamı boyunca bir sanat etkinliğine, bir resim sergisine gitmemiş, bir müze gezmemiş ana babalar, dört seçeneğe sığdırılmış yarışmacı, ezberci eğitim-öğretim anlayışı içinde çocuklarını yarınlara hazırlamaya çalışıyorlar. İş yine sanatçıya yani yazarlara, çizerlere düşüyor.

Konusunda uzmanlaşmış, bol ödüllü yazar Mavisel Yener, bu bilinçle çok önemli, çok yararlı bir çalışmaya imza atmış. “Sanata İlk Adım” dizisinde yer alan yapıtların (“Şiir Sevenler Parmak Kaldırsın, Dans Severler Ayağa Fırlasın, Resim Sevenler Eğlenceye Katılsın, Masal Sevenler Bulutlara Baksın, Kedi Sevenler Buraya Toplansın, Oyun Sevenler Şapka Taksın, Patlamış Mısır Sevenler Sinemaya Koşsun”) adları bile çocuğu kitaplara yöneltiyor. İçerik ise renk renk hayaller denizi. Örneğin şiir yazan serçe, şiirini köstebeğe, uçurtmaya, kiraz ağaçlarına, yıldızlara, günışıklarına okumak istiyor. Kimi alay ediyor şair serçeyle, kiminin de dinleyecek vakti yok. Bir çocuk dinliyor onu. Kitap şöyle bitiyor: “Öğretmen ‘Kimler şiir sever?’ diye sorunca/ Bütün parmaklar kalktı havaya / Çocuk okudu şiiri/ Serçenin yardımıyla/ Doldu yürekler düşlerle, duygularla/ Herkes alkışladı canla başla.

Rengârenk dünyada bu kez “Masal Anlatma Bayramı”nı kutluyoruz. En güzel masalı kimin anlatacağını merak ediyor, masalların da tıpkı bulutlar gibi olduğunu anlıyoruz ya da “Sanatçılar Ailesi”yle tanışıyor, kedim yok diye üzülen Pamuk Kız’a hareketli, göbekli kediler çiziyoruz. “Büyüyünce balerin olsam/ Tütü giyip kelebekler gibi uçsam/ Ama bunu başaramam” diyen boynu bükük Do’ya moral verip yaşamını dansla zenginleştiriyoruz. Bir an kendimizi tiyatroda buluyor, sahne tozu yutmanın ilk heyecanını yaşıyoruz: “Oyuncular o gün çok heyecanlıymış/ Herkesi bir telaş almış/ Kostüm odası karmakarışıkmış/ Dekorlar tamamlanmış/ sonunda perde açılmış…

Mavisel Yener, kendi iç güzelliğini çocuklarla paylaşıyor. İletiyi, ders verir gibi uzun uzun anlatmadan, sezdirme yöntemini kullanarak kısa, çok etkili örneklerle vermeyi yeğliyor. Çocuğu sanatla buluştururken, yetişkinlere de çocuk dünyasına unutamayacakları bir yolculuk yaptırıyor. Bu kitaplarda öğreticilik adına bilgi yığılması hiç yok. Yazar, yararlı olan bilgiden yana. Yararsız bilginin yalnız çocuğa değil, tüm bireylere yük olduğunun da bilincinde. Ana izlek mutluluk yoluna çağıran, yaşamı güzelleyen, çoğalıp taşan renkli balonlar gibi hayaller. Dilde yetkinlik, önce yüreğe işleyen, duygulandıran akıcı, şiirsel bir anlatım; yer yer özlü bir söyleyiş.

Sözün özü, çocuğum sanata yönelsin diyen ebeveynler için mükemmel tatil kitapları bunlar. Görselliğin çekiciliğine inat; gönül gözüyle bilinçli okumanın erdemine yapılmış içten bir davet. Kime? Önce sanat diyen herkese, hepimize…

Sanata İlk Adım” (yedi kitap), öykü, Mavisel Yener, resimler: Esra Uygun, Hep Kitap

……………………

*Kitap Adası”, İzgazete, 28 Mayıs 2020

 

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.