Basından,  Sıcak Sıcak

KARŞILAŞTIĞIN HER ŞEY SONSUZLUĞA AÇILAN BİR PENCEREDİR / MERAL KARAMUK / GOODREADS

Bazı kitaplar yalnızca çocuklar için yazılmaz. Aslında öyle gibi görünseler de okuyucu kitleleri hem çocukları hem de yetişkinleri kapsar. İşte bu kitap da onlardan biri. Bir çocuk romanı olarak yazılan ama yetişkinlerin de okuması gereken ender kitaplardan biri.

Sonsuzluk Kütüphanesi tarihin en gizemli kütüphanelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Hem de Oz Ülkesi’nin kuzeyinde Maskanunka (masal kahramanları adası) adında ve hiçbir haritada yeri görünmeyecek kadar küçük, kitap okumanın ve düş kurmanın yasak olduğu bir adada yer alıyor. Kütüphanenin kurucusu, Oz Ülkesi’nde yaşayan Profesör Woggle-Bug. Maskanunka öylesine ilginç bir ada ki, burada insanlar zaman içinde hoplayıp zıplayabiliyor, yüzyıllar öncesini ve sonrasını aynı anda yaşayabiliyor. Üstelik duygularını da ten renklerindeki değişiklikle belli ediyorlar. Roman bu tuhaf adaya Pinokyo’nun gelmesiyle başlıyor. Pinokyo, gerçek bir çocuğa dönüşme çabası ile sürekli arayış halinde bulunduğu sırada diğer roman kahramanları ile ve hayal gücü yöneticileri, yani yazarlarla tanışıyor. Düş kurmanın ve kitap okumanın yasaklandığı bir adada, ilerlemenin ve güzellikler üretmenin mümkün olmadığını öğreniyor. Hatta adanın yöneticisi Ezop’un bile hayvanlarla konuşması yasak. Ezop’un babası Başkan Derdiçok’un en büyük korkusu, ada yönetimini devrettiği oğlu Ezop’un düş kurması, kitap okuması ve elbette hayvanlarla konuşması. Böylesine saçma davranışlar sergileyen bir insanın yönetimde olmasını kabul edilemez olarak gördüğünden, ada yönetimini Ezop’a devretmek için onun ‘’hayal gücü sendromunu’’ atlatmasını bekliyor.

Oysa Ezop rol yapmaktadır ve kütüphanenin bekçisi Profesör Şapka ile işbirliğine girerek adanın meclis üyelerine kitap okuma ve düş kurma yasağıyla ilgili güzel bir oyun hazırlamaktadır. Jules Verne’den, Carlo Collodi’ye, Dede Korkut’tan Oscar Wild’a, Lewis Carroll’dan, L. Frank Baum ve Beydeba’ya kadar çocukluğumuzun en sevilen yazarlarından tutun da Pippi Uzunçorap, Deli Dumrul, Pinokyo, Gepetto Usta, Alice, Don Kişot’un atı Rosinante’ye kadar roman kahramanları ve yazarlar yerlerini ustalıkla almış romanda.

Bir yandan Pinokyo’nun kendi yazarına ulaşarak gerçek bir çocuğa dönüşme çabası sürerken diğer yandan düşünmeyen, düşlemeyen, sorgulamayan, bilmeyen, görmeyen ve duymayan bir halkın ülkeyi sürüklediği uçuruma karşı Ezop ve arkadaşlarının gizli mücadelesine yer veriliyor.

‘’Her şey bulunduğumuz yere göre değişiyorsa ve anladığımız kadarsa, ‘’gerçek’’ diye bir şey yoktur. Sınırsız düş gücünü sınırlı akılla anlamaya çalışma Pinokyo!’’ Sf: 76

Sonsuzluğa açılan pencerede hayal gücü ve bilginin yeri nedir? Gerçek kime ve neye göre belirlenir?  Zaman neyin ölçeğidir? Düşler yalnızca kendileri için mi vardır? Yasaklar düş karşısında nasıl bir güce sahiptir? Bilimsel ilerlemeler sayesinde bir sonraki yüzyılda yeryüzünde yaşamış tüm insanlarla görüşebilmemiz mümkün müdür? Doğadaki farklılıklar neyi ifade eder? Kitabı okurken bu sorular kafanızda dönüp duracak ve en doğru yanıtı yine siz kendiniz vereceksiniz. Neşeli, sorgulayan, düşündüren, heyecanlandıran, su gibi akan bir roman. O halde çocuklarınızla birlikte okumaya ne dersiniz?

KAYNAK

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.