Basından,  Sıcak Sıcak

FUTBOL YALNIZCA FUTBOL DEĞİLDİR / YUNUS BEKİR YURDAKUL (HAZİRAN 2026)

Futbol, yalnızca futbol değildir!

Çocuk yazınımızın üretken kalemi Mavisel Yener, Futbolun Şifreleri takımıyla hepimizi sahaya çağırırken düşünsel derinliğiyle, takım ruhuyla, dayanışmayla ve rakibe saygıyla anlam kazanan bir oyun olarak düşünmemizi istiyor futbolu.

-YUNUS BEKİR YURDAKUL

Oyun, şu yeryuvarlağında ortaya çıkışımızdan bu yana hep var oldu, diye savlasam biliyorum ki pek karşı çıkanınız olmaz. Aksine bakmışsınız oyunsuz bir yaşamın eksik, sıkıntılı, sorunlu olduğu üstüne konuşmaya duruvermişiz bir anda.

Oyunlar içinde biri var ki -hem pek eski de sayılmaz- günümüz dünyasında her köşede kolayca ve sevinçler içinde oynanır, konuşulur, tartışılır olmuştur. Nedenini araştırmaya da değer doğrusu bu ilgi ve yaygınlığın.

Haklısınız, futboldan söz ediyorum. Sokak aralarından mahallelere, kasaba ve kentlerin alçakgönüllü sahalarından görkemli stadyumlara, bütün ülkelere yayılmışlığı bir yana hele ki çocukluğunda o yuvarlak oyuncağın ardına düşmeyen neredeyse yok gibidir.

“FUTBOL BASİT BİR OYUNDUR.”

Futbol tarihinin büyük ustaları arasında sayılan Hollandalı yıldız oyuncu Johan Cruyff’un (25 Nisan 1947-24 Mart 2016) “Futbol basit bir oyundur, onu karmaşık hale getiren biziz.” deyişinde yer alan “basit” olma özelliği belki de bu yaygınlığı sağlayan. Öyle ki bir top, irice iki taşla biçimlenmiş kale ve birkaç oyuncu yetiyor bu oyunu kurmaya…

Sevgili Mavisel Yener’in en yeni yapıtı Futbolun Şifreleri’ni görünce ilk elden aklıma bunlar düşüverdi. Sonra da hızla o el yapımı, numarası dikilmiş formamı sırtıma geçirdiğim gibi attım kendimi çocuk dünyamın apartmanlar arasında salınan toprak sahasına, sonra tenha sokaklardan birine…

Bilmenizi isterim ki Futbolun Şifreleri’ni okurken sizin de başınıza gelecek bu; bir anda ya kendi takımınızla sahaya fırlayıvereceksiniz ya da hikâyemizdeki takımlardan birinde, Cem Koç’un Sahanın Yıldızları’nın, belki de Selim Hoca’nın Fırtına’sının yedek kulübesinde alacaksınız soluğu…

Benim de hayranlıkla izlediğim Cruyff’un sözlerinin altında yatan düşünceyle sürdürdüm oyunu.

OYUNA İÇTENLİKLİ BİR ÇAĞRI

Hiçbir oyun yalnızca oyun olmadığı gibi futbol da yalnızca “futbol” değil elbette. Sahanın sınırlarının, oyuncu sayısının, bugün çoğumuzun neredeyse ezber ettiği kuralların belli olmadığı, daha hakemin görünmediği çağlardan bugüne bu yaygın oyunun altında yatan felsefe de (endüstriyel futbol çağına karşın) inadına etkisini koruduğu, yaygınlaştığı gibi derinleşti de…

Yener, Futbolun Şifreleri takımıyla hepimizi sahaya/ oyuna çağırırken yalınlaştıkça düşünsel yanı da anlam kazanan bir oyun olarak düşünmemizi istiyor oyunlarımızı, özellikle de futbolu.

Sahası bunca geniş, oyuncuları kalabalık bir oyunsa hayatınızda yer verdiğiniz; sahadaki boşlukları, boşalabilecek alanları, sizden başka arkadaşınız ya da rakibiniz bütün oyuncuların konumunu, ne yaptıklarını/ yapabileceklerini, o an neler yapabileceğinizi düşünmelisiniz. Dahası var; sahada, saha dışında oyuna ve rakibinize her zaman saygılı olmalısınız ki oyunun düşünsel derinliği ve değeri de burada yatıyor.

Biraz karmaşık mı geldi bu sıraladıklarım? Futbolun Şifreleri hepsi üstüne düşünmenizi, kendi bildiklerinize eklediği şifreleriyle bu karmaşıklığı tez elden çözmenizi sağlıyor.

CEPLERDEKİ ŞİFRELİ NOTLAR

Sahanın Yıldızları “takımının aklı” Tuna ve arkadaşlarının; “filenin sihirbazı” Lila’nın, “savunmanın bel kemiği” Kerem’in, “hava toplarına hâkim” Eren’in, “pozisyon bilgisi iyi” Yusuf’un, “boş alan avcısı” Mina’nın, sert şutlarıyla bilinen “Kasırga” Doğa’nın, her düdükte yedek kulübesinde zıplayan Elçin’in ve yedek kaldığında “oyunu kafasında oynayan” Mehmet’in ceplerinde buldukları (Başlarda yalnızca Tuna’nın bulduğu şifrelerden haber veriyor yazarımız.) şifreli notlar aslında (sahada ya da tribünde olalım) hepimizi bu yaygın oyunun “basit” oluşu, başka bir deyişle yalınlığı üstüne düşünmeye incelikli bir davet olarak çalıyor kapılarımızı.

Fırtına ve Sahanın Yıldızları takımlarının maçlarını Yener’in sözcükleriyle sanki o anda tribündeymiş yakınlığıyla izlerken bütün bunları düşündüm; oyunu, oyuncuların sahadaki hallerini ve golleri kaçırmama çabasıyla…

Matematik öğretmeni Cem Koç’un şifrelerini bir de:

“Matematikte bir artı bir her zaman iki eder. Takımda bir artı bir bazen üç, bazen beş eder. Fakat kimi zaman bir bile etmez!”

VE ÇOĞALDI SORULARIM:

Yıldız olmak oyuncuların birbirini parlatmasından mı geçer?

Önemli olan takımdaki oyuncuların birbirine güvenmesi midir?

Futbol da -öteki takım oyunları gibi- öncelikle “takım” olmanızı mı ister? Dolayısıyla istenen oyun ve sonuç ancak birlikte mi yakalanabilir?

Tribünleri dolduran herkes seyirci midir?

Sahadakilerle mi sınırlıdır oyuncular?

Oyunun sesini dinlemek de neyin nesidir?

Oyunu ileri götüren, “iyi” kılan, yalnızca koşmak mıdır?

Oyunu, duracağı yeri bilen mi yönetir?

Futbol yalnızca ayakla mı oynanır?

Kazanmaktan daha değerli olan nedir?

BU DÜDÜK DE NEREDEN ÇIKTI?

Döndüm hikâyenin akışına…

Okullar arasında düzenlenen turnuvaya Fırtına ve Sahanın Yıldızları, Kale Muhafızları ve Pas Ustaları takımları katılır. Aynı okulun takımlarının eşleşmediği turnuvada ilk maçlarını kazanan Sahanın Yıldızları ve Pas Ustaları finale çıkar.

Karşılaşmaların ayrıntılarını, gollerini, final karşılaşmasını ve kazananı kitapla yolculuğunuza bırakalım. Bu arada başka bir sorunumuz var:

Oyuncuların yanı sıra Cem Koç’un cebinden çıkan şifreli notlar bir yana, Tuna bir de düdük bulur dolabında, küçük bir kutu içinde. Ve nedense ondan hiç söz etmez arkadaşlarına.

Maçları kazanmak, şampiyonluk kadar önemlidir artık şifreli notları kimin yazdığı, anahtarı kimin koyduğu da… Ancak kahramanlarımız, Tuna ve arkadaşları, yalnızca sahada mahir değiller. Sırada dedektiflik vardır. Uzun ve dikkatli çabaları sonucunda saha dışındaki bu “oyuncu”yu bulurlar. Evet, oyunun sahada olmayan gizli kahramanları da vardır. Bu heyecan verici oyunumuz kadar onları da tanımak içindir bu yapıt.

Futbolun Şifreleri/ Mavisel Yener/ roman/ Bilgi Yayınevi/ Nisan 2026/ 140s./ 9+

Desenler: Yapay Zekâ teknolojisi ürünü

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.