Basından,  Sıcak Sıcak

KIZLAR SÜNNET OLUR MU? / SEDA ÇAKIR / SABAH GAZETESİ (6 EKİM 2004)

“Kızlar Sünnet Olur Mu?”

Çocukların merak ettiği pek çok sorunun yanıtını, birbirinden güzel öykülerin yer aldığı “Kızlar Sünnet Olur Mu?” isimli kitabında toplayan Mavisel Yener, “Çocuklarla bilim adamlarının önemli bir ortak noktası vardır: Merak!” diyor. Yener, çocukların merakını ders havasında değil, edebiyat tadını hissettirerek, eğlendirerek gideriyor.

Mavisel Yener, çocuklar için eğlendirirken öğreten bir kitap yazdı. Dokuz öyküden oluşan 35’inci çocuk kitabını çıkaran Yener, şunları söylüyor: “Çocuklara, yetişkinlerin didaktik tercihleriyle değil, onların sıkıntılarından ve yaşantılarından yola çıkarak yazıyorum. Kitaptaki dokuz öyküde de çocukların kafalarını taktıkları konulara ağırlık vermeyi yeğledim. Örneğin; kitaba adını veren öyküde, sünnet düğünü olayını kız çocuğunun bakış açısıyla, gülmecenin penceresinden yansıttım. ‘Yaramaz Kim’ adlı öyküde de az gelişmişliğin en belirgin öğelerinden biri olan ‘önyargı’ kavramını, birbirini ilk kez tanıyacak olan iki çocuğun çekingenliğini yenmeye çalıştığı bir tanışma ortamında ele aldım.” “Kızlar sünnet olur mu?, Uzaylılar eve gelir mi?, Dişim düştü, yaşlandım mı?, Çilli oğlanlar mı yoksa gözlüklü kızlar mı daha yaramazdır?, Sizin de bir çorap canavarınız var mı?” gibi, çocukların en çok merak ettikleri sorulara yeni kitabıyla cevap veren Mavisel Yener; çocukların öyküleri okuyarak, farkında olmadan merak ettikleri şeyleri öğreneceğini söylüyor.

YANITLAR SATIR ARALARINDA GİZLİ

Yener, çocuklarla bilim adamlarının tek bir ortak noktası olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çocuklar da bilim adamları da ‘merak’ ederler. Bu merak, araştırmayı ve gözlem yapmayı da getirir beraberinde. Kitabımda çocukların merak ettikleri konulardan yola çıktım, ancak yanıtları satır aralarına gizledim. Öğretici metinler çocuğu kitaptan ve okumaktan soğutur. Bu nedenle onlara edebiyat tadını duyumsatarak seslenmek gerek…” Anne ve babaların çocuklarının merak ettiği konuları onun yaş grubuna uygun bir dille anlatabileceğini ve çocuklarla pek çok bilinmezi paylaşabileceklerini belirten Yener, paylaşımın en önemli öğesinin ‘dil’ olduğunu söylüyor. Yener, ebeveynlerin çocuğun sözcük dağarcığını bilerek, yalın, anlaşılır bir dil kullanarak onun merakını giderebileceklerini dile getiriyor.

ÇOCUĞU KİTAPTAN SOĞUTMAMALI

Türkiye’de çocuklarının okuma kültürüne katkısı olabilen aile sayısının oldukça az olduğunu anlatan Yener; şöyle diyor: “Gerek eğitim sistemimizde gerekse aile kültürümüzde çocuğa kitabı sevdirmek adına yapılanlar çocuğu kitaplardan soğutmak için planlanmış gibi. Kendi kitabını seçme özgürlüğü tanınmayan bir çocuk bu yetiyi nasıl kazanacak? İlerinin iyi okuru nasıl olacak? Ben bir yazar olarak ve bir anne olarak çocuklarımın okuyacağı kitapları asla seçmedim, bu seçimi kendilerine bıraktım. Yardımcı olma konusunda ‘dayatmacı’ değil ‘yol gösterici’ olmaya özen gösterdim. İkisi de iyi birer okur oldular. Anne, baba ve öğretmenler de ‘dayatmacı’ değil ‘yol gösterici’ olmalı.”

SEDA ÇAKIR, SABAH GAZETESİ, 6.11.2004
Paylaş:

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.